İngilizce gramer konuları
Her konu; Türkçe özet, ne zaman kullanıldığı, olumlu/olumsuz/soru yapıları, işaret kelimeleri, Türklerin sık yaptığı hatalar ve konuşmada kullanma ipuçlarıyla anlatılır.
Şimdiki zamanlar
Present Simple
B1Geniş Zaman
Present Simple; alışkanlıkları, rutinleri, genel gerçekleri ve kalıcı durumları anlatır. Türkçedeki geniş zamana ('-r, -ar, -er': gelirim, çalışır) en yakın yapıdır. 'He, she, it' ile fiile -s/-es eklemeyi unutmamak en kritik noktadır.
Present Continuous
B1Şimdiki Zaman
Present Continuous; şu anda ya da bu aralar devam eden eylemleri anlatır. Türkçedeki '-iyor' ekine karşılık gelir, ama dikkat: Türkçede '-iyor' alışkanlık için de kullanılır ('Her gün yürüyorum'), İngilizcede bu durumda Present Simple gerekir. Ayrıca kesinleşmiş gelecek planları için de kullanılır.
Geçmiş zamanlar
Past Simple
B1Geçmiş Zaman (-dı)
Past Simple; geçmişte belli bir zamanda başlayıp bitmiş eylemleri anlatır. Türkçedeki '-dı' (gittim, gördüm) ekinin karşılığıdır. Düzenli fiiller -ed alır, düzensiz fiillerin (go-went, see-saw) ezberlenmesi gerekir.
Past Continuous
B1Şimdiki Zamanın Hikâyesi (-iyordu)
Past Continuous; geçmişte belli bir anda devam etmekte olan eylemi anlatır. Türkçedeki '-iyordu' (yapıyordum, uyuyordu) ekinin karşılığıdır. Genellikle bir hikâyenin arka planını kurmak ya da başka bir olayla kesilen eylemi anlatmak için kullanılır.
Used to & Would
B1Eskiden ...ırdı
'Used to' geçmişte olan ama artık olmayan alışkanlıkları ve durumları anlatır. Türkçedeki 'eskiden ...ırdım' (eskiden sigara içerdim) yapısının karşılığıdır. 'Would' da geçmişteki tekrarlanan eylemler için kullanılabilir, ama durum fiilleriyle (be, have, live, like) kullanılamaz.
Perfect zamanlar
Present Perfect
B1Yakın Geçmiş / Deneyim
Present Perfect; geçmişte olmuş ama etkisi şimdiye bağlanan eylemleri, deneyimleri ve hâlâ devam eden durumları anlatır. Türkçede tam karşılığı yoktur; bazen '-dı' (Anahtarımı kaybettim), bazen '-dır' (İki yıldır burada yaşıyorum) ile çevrilir. Ne zaman olduğu söylenmez; zaman belirtilirse Past Simple'a geçilir.
Present Perfect Continuous
B2-dır ...iyor (Süregelen Eylem)
Present Perfect Continuous; geçmişte başlayıp şimdiye kadar devam eden (ya da yeni bitmiş) eylemlerin süresini ve sürecini vurgular. Türkçedeki 'iki saattir bekliyorum', 'sabahtan beri çalışıyorum' yapısına karşılık gelir. Eylemin sonucundan çok süresi önemlidir.
Past Perfect
B2Geçmişin Geçmişi (-mıştı)
Past Perfect; geçmişteki bir olaydan daha önce olmuş başka bir olayı anlatır. Türkçedeki '-mıştı' (gitmişti, bitirmiştim) ekinin karşılığıdır. Hikâye anlatırken olayların sırasını netleştirmek için kullanılır.
Gelecek zamanlar
Will vs Going to vs Present Continuous
B1Gelecek Zaman (-acak)
İngilizcede geleceği anlatmanın birden fazla yolu vardır; Türkçede hepsi '-acak' ile çevrilir. 'Will' anlık kararlar, tahminler ve sözler için; 'going to' önceden verilmiş kararlar ve kanıta dayalı tahminler için; Present Continuous ise kesinleşmiş planlar ve randevular için kullanılır.
Future Continuous & Future Perfect
B2Gelecekte Devam Eden ve Tamamlanmış Eylem
Future Continuous (will be + V-ing), gelecekte belli bir anda devam ediyor olacak eylemi anlatır: Türkçedeki '-iyor olacağım' yapısı. Future Perfect (will have + V3) ise gelecekte belli bir zamana kadar tamamlanmış olacak eylemi anlatır: '-mış olacağım'. İkisi de plan yaparken ve kibarca soru sorarken çok işe yarar.
Koşul cümleleri ve dilekler
Zero & First Conditional
B1Gerçek Koşul Cümleleri (-rsa ...r / -rsa ...acak)
Zero Conditional her zaman doğru olan genel gerçekleri anlatır: 'Suyu ısıtırsan kaynar.' First Conditional ise gelecekte gerçekleşmesi mümkün olan durumları ve sonuçlarını anlatır: Türkçedeki '-rsa ...acak' (yağmur yağarsa evde kalacağız). En önemli kural: 'if' tarafında 'will' kullanılmaz.
Second Conditional
B1Hayalî Koşul (-sa ...ırdı)
Second Conditional, şimdiki ya da gelecekteki hayalî, gerçek dışı veya pek olası olmayan durumları anlatır. Türkçedeki '-sa ...ırdı' (zengin olsam dünyayı gezerdim) yapısının karşılığıdır. 'If' tarafında Past Simple kullanılır ama anlam geçmiş değil, hayalîdir.
Third & Mixed Conditionals
B2Geçmişe Dair Hayalî Koşul (-saydı ...ırdı)
Third Conditional, geçmişte olmamış bir durumu ve onun hayalî sonucunu anlatır: Türkçedeki '-saydı ...ırdı / -mış olurdu' (erken çıksaydık treni kaçırmazdık). Mixed Conditional ise geçmişteki bir koşulun şimdiki sonucunu (ya da tersini) anlatır. Pişmanlık, eleştiri ve 'keşke' tarzı düşünceler için kullanılır.
Wish & If Only
B2Keşke
'Wish' ve 'If only' Türkçedeki 'keşke' anlamını taşır. Şimdiki bir durumdan memnun değilsek 'wish + Past Simple' (keşke ...sa), geçmişteki bir şeye pişmansak 'wish + Past Perfect' (keşke ...saydı), birinin davranışından rahatsızsak 'wish + would' kullanırız. 'If only' aynı anlamı daha güçlü ve duygusal ifade eder.
Modal fiiller
Can, Could, Be Able To, May
B1Yetenek ve İzin (-ebilmek)
Bu modal fiiller yetenek, imkân, izin ve rica bildirir; Türkçedeki '-ebilmek' (yüzebilirim, gelebilir miyim?) ekinin karşılığıdır. 'Can' şimdiki yetenek ve izin, 'could' geçmiş yetenek ve kibar rica, 'be able to' diğer zamanlar, 'may' ise resmî izin için kullanılır.
Must, Have To, Should, Ought To, Had Better
B1Zorunluluk ve Tavsiye (-malı, -meli)
'Must' ve 'have to' zorunluluk bildirir (Türkçede '-malı, -mek zorunda'), 'should' ve 'ought to' tavsiye verir ('-malısın, -sen iyi olur'), 'had better' ise uyarı içeren güçlü tavsiyedir ('-sen iyi edersin'). En önemli fark olumsuzdadır: 'mustn't' yasak, 'don't have to' ise gereksizlik anlamına gelir.
Modals of Deduction
B2Tahmin ve Çıkarım (-malı, -abilir, -amaz)
Bu yapılar bir şeyden ne kadar emin olduğumuzu gösterir. 'Must' neredeyse kesin olumlu çıkarım ('-malı', yorgun olmalı), 'might/may/could' olasılık ('-abilir'), 'can't' ise neredeyse kesin olumsuz çıkarımdır ('olamaz'). Geçmiş için 'must have + V3' ('-mış olmalı'), 'might have + V3', 'can't have + V3' kullanılır.
Diğer yapılar
Passive Voice
B1Edilgen Yapı (-ıl, -ın)
Passive Voice, eylemi kimin yaptığı önemli olmadığında, bilinmediğinde veya eylemin kendisi daha önemli olduğunda kullanılır. Türkçedeki edilgen ekin ('-ıl, -ın': yapıldı, yazılmış, temizleniyor) karşılığıdır. Yapı her zaman 'be + V3'tür; zaman 'be' fiili ile gösterilir.
Reported Speech
B2Dolaylı Anlatım (-dığını söyledi)
Reported Speech, birinin söylediğini aktarmak için kullanılır. Türkçedeki '-dığını söyledi', '-mış' ve 'dedi ki' yapılarına karşılık gelir. Aktarma fiili geçmiş zamandaysa (said, told) genellikle zaman bir derece geriye kayar: 'I'm tired' → 'She said she was tired.'
Relative Clauses
B1İlgi Cümlecikleri (-an, -dığı)
Relative clauses, bir ismi tanımlamak veya hakkında ek bilgi vermek için kullanılır. Türkçedeki sıfat-fiil eklerine ('-an, -en': çalışan adam; '-dığı': aldığım kitap) karşılık gelir. Türkçede tanımlayıcı kısım ismin önüne gelir, İngilizcede ise ismin arkasına: 'the man who lives next door' (yan dairede yaşayan adam).
Gerund & Infinitive
B1Fiilimsi: -ing mi, to mu?
Bazı fiillerden sonra fiil '-ing' (gerund) alır, bazılarından sonra 'to + V1' (infinitive) gelir. Türkçede bunlar genellikle '-mek/-mak' veya '-meyi/-mayı' ile çevrilir (yüzmeyi severim, gitmek istiyorum). Hangi fiilin hangi yapıyı aldığını kalıp olarak öğrenmek en kolay yoldur.
Indirect Questions & Question Tags
B1Dolaylı Sorular ve Onay Soruları (...değil mi?)
Dolaylı sorular ('Could you tell me where the station is?') doğrudan sorulardan çok daha kibar duyulur; resmî ortamlarda, yabancılarla ve iş yerinde hayat kurtarır. Question tags ise Türkçedeki 'değil mi?' ekinin karşılığıdır: 'It's cold, isn't it?' Onay almak ve sohbeti sürdürmek için kullanılır.